Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, Türk milletinin vatan anlayışının fedakârlık, sadakat ve tarih şuuru üzerine kurulduğunu vurguladı.
Aydemir, Anadolu’nun vatan oluşundan Millî Mücadele’ye, Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar aynı iradenin nesilden nesile taşındığını belirterek, “Bu toprakları bize vatan kılan iradenin temelinde gerektiğinde canından vazgeçebilen insanların teslimiyeti vardır. Can verme sırrına ererek şehadet makamına ulaşan aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz. Gaza bayrağını çekip vatan için canını ortaya koyan gazilerimizi ise milletimizin yaşayan şeref nişaneleri olarak görüyoruz.” dedi.
19 EYLÜL’ÜN TARİHÎ EMANETİ
Gaziler Günü’nün tarihî anlamına dikkat çeken Aydemir, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisinin 19 Eylül 1921’de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya Gazi unvanı ile Mareşal rütbesi verdiğini hatırlattı. Söz konusu karar, Mecliste yapılan görüşmelerin ardından oy birliğiyle kabul edilmişti.
19 Eylül tarihi daha sonra 4768 sayılı Kanun’la Gaziler Günü olarak kabul edildi. Kanun 27 Haziran 2002’de TBMM’de kabul edildi ve 3 Temmuz 2002’de Resmî Gazete’de yayımlandı.
Aydemir, bu tarihî bağın Gaziler Günü’ne ayrı bir mana kazandırdığını belirterek, “Sakarya’da ortaya konulan irade, bir muharebenin sınırlarını aşan büyük bir millet iradesidir. 19 Eylül de bu iradenin gazilik makamıyla buluştuğu müstesna tarihlerimizden biridir.” değerlendirmesinde bulundu.
“ŞEHİTLİK VE GAZİLİK MİLLETİMİZİN VİCDANINDA EMANETTİR”
Şehitlik ve gaziliğin Türk milletinin hafızasında yüksek bir manevi karşılığı bulunduğunu ifade eden Aydemir, vatanın yalnızca üzerinde yaşanan bir coğrafya olarak görülmediğini kaydetti.
Aydemir, “Vatan; uğrunda bedel ödenmişse vatandır. Her karışında bir şehidin duası, bir gazinin hatırası, bir annenin sabrı, bir milletin haysiyeti vardır. Şehitlerimizin emaneti de gazilerimizin hatırası da milletimizin vicdanında yaşayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Gaziliğin geçmişte kalmış bir kahramanlık hatırası olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Aydemir, gazilerin milletin bağımsızlık iradesinin yaşayan şahitleri olduğunu söyledi.
“Gazilerimizin taşıdığı şeref, şahıslarında bütün millete ait bir şereftir.” diyen Aydemir, onların gösterdiği fedakârlığın yeni nesillere aktarılmasının millî hafızanın devamı açısından önem taşıdığını ifade etti.
“MİNNETİMİZ BİR GÜNE SIĞMAZ”
Aydemir, gazilere gösterilecek hürmetin yalnızca 19 Eylül’le sınırlı kalamayacağını belirterek, “Gazilerimize hürmet, milletimizin kendi tarihine ve istiklaline hürmetidir. Onların duasını almak, hatıralarını yaşatmak ve ailelerine sahip çıkmak hepimiz için bir vefa borcudur.” şeklinde konuştu.
Aydemir mesajını şu ifadelerle tamamladı:
“Başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını hürmetle yâd ediyorum. Bugüne kadar vatan, millet, bayrak ve mukaddesat uğrunda can verme sırrına ererek şehadet makamına ulaşmış bütün şehitlerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Gaza bayrağını çekerek canını ortaya koymuş, ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Hayatta olan kahraman gazilerimize sağlık, afiyet ve huzur diliyor, her birine milletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.”