Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkan Yardımcısı Ekrem Çelebi, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde kaydettiği yüzde 2,3’lük büyümeyi değerlendirdi.
TÜİK verilerine göre Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 arttı. Ekonomi bir önceki çeyreğe göre ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak yüzde 1,1 büyüdü. Böylece Türkiye ekonomisi art arda 24 çeyrekte büyüme kaydetti.
Çelebi, küresel ekonomideki belirsizlikler ve Türkiye’nin yakın coğrafyasındaki jeopolitik riskler dikkate alındığında büyümenin sürdürülmesini önemli bulduklarını ifade etti.
Büyümenin sektörel dağılımına işaret eden Çelebi, tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 13,3, bilgi ve iletişim faaliyetlerinde yüzde 8,6, sanayide yüzde 2,4 büyüme kaydedildiğini hatırlattı. Net mal ve hizmet ihracatının büyümeye 0,6 puan katkı vermesi de dış ticaret kanalının büyümedeki rolünü ortaya koydu.
TEKNOLOJİ VE ÜRETİM KAPASİTESİ
Çelebi, bilgi ve iletişim faaliyetlerindeki yüzde 8,6’lık yükselişin özellikle dikkat çekici olduğunu belirterek, Türkiye’nin ekonomik kapasitesini teknoloji yoğun alanlarla genişletmesinin gelecek dönem açısından önem taşıdığını kaydetti.
Savunma sanayii, enerji, ulaşım altyapısı, dijitalleşme, yapay zekâ ve uzay teknolojilerinde son yıllarda oluşturulan kapasitenin ekonominin nitelik değiştirmesine katkı sunduğunu ifade eden Çelebi, insan kaynağının da bu sürecin merkezinde bulunduğunu söyledi.
Çelebi, Türkiye’nin önündeki dönemde yüksek katma değerli üretim, ihracat, teknoloji geliştirme ve enerji arz güvenliğini daha güçlü biçimde büyüme denklemine taşıması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu stratejik vizyonun ekonomik kalkınmayı Türkiye’nin tarihî ve jeopolitik konumuyla birlikte ele aldığını ifade eden Çelebi, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’ten bugüne uzanan devlet tecrübesinin çağın teknoloji ve üretim imkânlarıyla buluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Cari fiyatlarla GSYH’nin ikinci çeyrekte 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya, dolar bazında 438 milyar 347 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çelebi, ekonomik büyüklüğün yanı sıra büyümenin niteliğinin de önem taşıdığını kaydetti.
Çelebi, Türkiye’nin hedefinin üretim kapasitesini artıran, teknolojik yetkinliğini geliştiren, ihracatta katma değeri yükselten ve stratejik sektörlerde yerli kabiliyetlerini derinleştiren bir ekonomik yapı olması gerektiğini vurguladı.
“Türkiye’nin yükselme çağını rakamlardan ibaret bir tanımlama olarak görmüyoruz. Tarihî birikim, nitelikli insan gücü, üretim kapasitesi ve stratejik devlet aklı aynı istikamette buluşuyor. Ekonomide büyüyen, teknolojide yetkinleşen, savunma sanayiinde kendi imkânlarını geliştiren ve küresel ölçekte ağırlığını artıran bir Türkiye’nin zemini güçleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.